17 Kasım 2013 Pazar

ANKARA MÜZELERİ..

Geçen cuma oğlumun okul gezisine katıldım,iyi ki katılmışım,yıllardır gitmek istediğim ama fırsat bulamadığım Ankara'daki önemli müzelerden birkaçını gezme imkanı buldum..Çocukları birarada tutma zorluğu ve zaman kısıtlamasından dolayı, başka bir günde tek başıma gezme kararını da almış oldum,çünkü tek tek incelenmesi gereken eserler ve tarihi mekanlar mevcuttu..

 İlk durağımız Pembe köşktü..İsmet İnönü'nün ailesiyle yaşadığı köşk..Şu anda hali hazırda kızı Özden hanım oturuyor,önemli günlerde evinin alt katını ziyaretçilere açıyor..Çok tarih kokan,anılarla dolu bir ev,her yerde Atatürk'ün ve İsmet İnönü'nün,ailesinin izleri var,Ankara'ya geldiğinizde görülmesi gereken yerlerden birisi,Özden hanım ziyaretçilerle tek tek ilgilenip çocukluğunu ve Atatürk'ü hatırladığı kadarıyla anlatıyor,gerçekten çok zarif bir hanımefendi...



                                          Özden hanım Atatürk'ü anlatırken..
yemek salonları..Atatürk bu salonda çok misafir olmuş..
İsmet İnönü ve eşinin 60 yıl önce giydikleri kıyafetleriymiş..              

Evin her köşesinde böyle tarihi fotoğraflar,var..









İkinci adresimiz Resim Heykel Müzesi..Burada da çok değerli eserler mevcuttu..Flaşlı resim çekmek yasak olduğundan çok fazla görüntü alamadık..Müzede 100 yıllık tablolar,birbirinden güzel heykeller,objeler yine çok güzeldi herşey, yine tarihe tanıklık ettik...ayrıca çocuklar hiç bir şeye dokunmasınlar diye öğretmenimizle az ter dökmedik,her girdiğimiz yerde görevlilerden azar yedik:))..çocukla gezmek gerçekten zor iş:))

,







Üçüncü durağımız ise Etnografya Müzesi..Türk kültür  ve sanat müzesi de diyebiliriz..Flaşlı fotoğraf çekmek yasak,ışıklarda yetersiz olduğundan fazla resimleyemedim..
Bu müzede camekanlar içinde cansız mankenler ile Türk gelenek ve görenekleri ,geleneksel kılık kıyafet ve ev eşyaları ile  kültürümüz anlatılmaya,yaşatılmaya çalışılmış,her camekanda farklı bir konu ele alınmış,mesela kına gecesi yapan bayanlar,sünnet yatağı ve düğün,erkeklerin berberde ki halleri gibi..Çok güzel detaylar vardı her ayrıntıya dikkat edilmiş,yine bunları incelerken duygulanmamak elde değildi..
Ayrıca tarihi halılar,seramikler,ahşap oymacılığın en güzel örnekleri,kapılar,divanlar,bakır kaplar,tencereler,sedeften, tahtadan kaşıklar,birbirinden güzel örtüler,herşey bizim kültürümüzü yansıtıyor hepsi birbirinden değerli sanat eserleri ...
Ne denli  zengin bir kültürümüzün,sanat,örf ve adetlerimizin olduğunu bir kez daha anlıyorsunuz..İyi ki Türk doğmuşum dememek elde değil..

Etnografya müzesinde 700 yıllık bir divan ve halı ,çekmekten kendimi alıkoyamadım..çok yıpranmışlar ama iyi korunuyorlar..




Dördüncü durak Eski Meclis..Yani İlk kurulan meclis binası,Cumhuriyet kurulana kadar bu mecliste toplanılmış,eski tarihi hali hiç bozulmamış, resim çekmek , dokunmak yasak..  İçeri girdiğiniz anda hep masal gibi dinlediğimiz Kurtuluş Mücadelesinin gerçekliğini anlıyorsunuz.Her adımınızda  insanın içini titreten bir atmosferi var,hem gurur hem duygulu anlar yaşabiliyosunuz.

Beşinci ve son adres TBMM(İkinci meclisimiz).Yanlış hatırlamıyosam eğer1923 ten 1960 a kadar bu meclis kullanılmış..Daha sonra Çankaya'ya şimdiki meclise taşınılmış..
Burası aynı zamanda Kurtuluş Müzesi olarak adlandırılmış .
Çok güzel ve tarih kokan bir salon daha..
Atatürk'ün fotoğraflarda gördüğümüz şapkaları..
Atatürk'ün meclisi açtığında kullandığı mikrofon..
Meclis Kürsüsü..Bence şimdikinden daha güzel..
Oğlum ve Atatürk
Celal Bayar'ın özel eşyalarından bir kaçı..
Atatürk'ün resimdeki kıyafetleri..


Hiç yorum yok: